Bizi takip edin...

Nişantaşı’nın gözde mekanı “ Park Şamdan “

30 Aralık 2013, Pazartesi

resim 005Nişantaşı’nda yıllardır kalitesinden ödün vermeyen mekanlarında başında geliyor. Türk ve Dünya mutfağından sunduğu yemeklerle gün geçtikçe daha çok beğeni topluyor. Lezzet başarısına her geçen gün yenisini ekleyen Park Şamdan menüsüyle hizmetiyle göz doldurmaya devam ediyor. 

 

Büyük bir titizlikle çalışan ve aynı zamanda iyi bir yönetici olan Park Şamdan müdürü Ersoy Çetin ile Metronommedya muhabiri Rüya Meriçboyu söyleşi gerçekleştirdi.

 

E-Tadında: Park Şamdan’ın bugünlere gelme hikayesini anlatır mısınız?

 

Ersoy Çetin: 1981 senesinde faaliyete geçti. Daha önce Etiler Şamdan açılmıştı. Dekorasyonu yapıldı. Bahçe bölümü düzenlendi. O zaman dört ortaklardı. Ben ise 1999 yılında buraya geldim. Hiçbir zaman çizgimizden ödün vermedik. Yemek satıyorduk, bu şekilde devam ettirdik. Tekrar büyüttük yeniledik, yeni bir hareket getirdik. Menülerimizle tanınıyoruz.

 

E.T: Restoranınızda hangi mutfaklara özgü yemekler verilmektedir?

 

E.Ç: Bilhassa öğlen yemeklerimizde müşterilerimiz belirlidir. Hafta içi beş gün her öğlen gelen sabit müşterimiz vardır. O yüzden yemeklerimiz her gün değişiktir ve tazedir.  Her günün özel bir yemeği vardır. Örneğin, pazartesi günleri balık çorbamız vardır. Onun haricinde her gün ana yemekler değişir. Öğlen yemeklerinde mümkün olduğu kadar Osmanlı mutfağından lezzetler koyuyoruz. Akşam yemeklerimizde de Türk yemeklerimiz var fakat daha çok dünya mutfağından yemekler bulunuyor.

 

E.T: Müşterilerinizin beğendiği, en sevdiği yemek nedir?

 

E.Ç: Bonfileden yapılan yoğurtlu kebap, paça çorbası. Ben hiç bir yerde paça çorbası yiyemiyorum diyen müşterilerimiz var. Aşçılarımızı yurtdışına götürüp orada beğendiklerimiz yemekleri ilave ettik. Kajun soslu pilici ilk kez biz getirdik. Aşçımız New York’a giderek yerinde öğrendi. Yenilenen klasik servis şeklimizle devam ediyoruz.

 

E.T: Yemeğin sunumu, en az yemeğin kendisi kadar önemlidir. Yemeklerin sunumu nasıl oluyor?

 

E.Ç: Eskiden tabaklar başka şekilde dizayn ediliyordu. Soslarla zenginleştiriyoruz. Bizde porsiyonlar büyük gelir. Doyurucudur. Etler mevsimine göre Trakya’dan gelir. Bütün etlerimiz aynı yerden alınmaz. Bonfilenin alınma yeri ayrıdır.

 

E.T: Gezerken gördüğünüz, beğendiğiniz tatları burada uyguluyor musunuz ?

 

E.Ç: Müşterimizin damak zevkini göz önünde bulundurarak ağır gelmeyecek bir şekilde uyguluyoruz. Pişirme bilgisi değişti, o makinaları getirdik. Bu da yerken ayrı bir lezzet yaratıyor. Bir seyahatimde burnuma değişik koku gelmişti. Hemen ismini sordum, nedir bu dedim. Yedi baharat dedi. Yedi tane baharattan olan bir karışım olduğunu söyledi. Onu aldık burada çalıştık yedi baharatlı et yaptık. Çok tutuldu.

 

E.T: Park Şamdan’ı ilerleyen yıllarda yurtdışında görebilecek miyiz?

 

E.Ç: Bu konu bir iki kez gündeme geldi. Yurtdışından yatırımcılar geldi. Oraya gidip çok iyi araştırma yapmak gerekir. Amerika için önümüzde öyle bir proje var. Her şey yolunda giderse önümüzdeki sene böyle bir proje düşünüyoruz. Yurtdışında daha çok yemek olarak döner üzerine çalışılıyor. Şu anda araştırma safhasındayız. Türk mutfağı denilince ilk akla gelen kebap oluyor.

 

Bu keyifli söyleşisinden ötürü Ersoy beye teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

 

 


sanalbasin.com üyesidir

E-Tadında

HAKKINDA
SİZİN İÇİN
ARŞİV
İLETİŞİM

Nişantaşı’nın gözde mekanı “ Park Şamdan “

resim 005Nişantaşı’nda yıllardır kalitesinden ödün vermeyen mekanlarında başında geliyor. Türk ve Dünya mutfağından sunduğu yemeklerle gün geçtikçe daha çok beğeni topluyor. Lezzet başarısına her geçen gün yenisini ekleyen Park Şamdan menüsüyle hizmetiyle göz doldurmaya devam ediyor. 

 

Büyük bir titizlikle çalışan ve aynı zamanda iyi bir yönetici olan Park Şamdan müdürü Ersoy Çetin ile Metronommedya muhabiri Rüya Meriçboyu söyleşi gerçekleştirdi.

 

E-Tadında: Park Şamdan’ın bugünlere gelme hikayesini anlatır mısınız?

 

Ersoy Çetin: 1981 senesinde faaliyete geçti. Daha önce Etiler Şamdan açılmıştı. Dekorasyonu yapıldı. Bahçe bölümü düzenlendi. O zaman dört ortaklardı. Ben ise 1999 yılında buraya geldim. Hiçbir zaman çizgimizden ödün vermedik. Yemek satıyorduk, bu şekilde devam ettirdik. Tekrar büyüttük yeniledik, yeni bir hareket getirdik. Menülerimizle tanınıyoruz.

 

E.T: Restoranınızda hangi mutfaklara özgü yemekler verilmektedir?

 

E.Ç: Bilhassa öğlen yemeklerimizde müşterilerimiz belirlidir. Hafta içi beş gün her öğlen gelen sabit müşterimiz vardır. O yüzden yemeklerimiz her gün değişiktir ve tazedir.  Her günün özel bir yemeği vardır. Örneğin, pazartesi günleri balık çorbamız vardır. Onun haricinde her gün ana yemekler değişir. Öğlen yemeklerinde mümkün olduğu kadar Osmanlı mutfağından lezzetler koyuyoruz. Akşam yemeklerimizde de Türk yemeklerimiz var fakat daha çok dünya mutfağından yemekler bulunuyor.

 

E.T: Müşterilerinizin beğendiği, en sevdiği yemek nedir?

 

E.Ç: Bonfileden yapılan yoğurtlu kebap, paça çorbası. Ben hiç bir yerde paça çorbası yiyemiyorum diyen müşterilerimiz var. Aşçılarımızı yurtdışına götürüp orada beğendiklerimiz yemekleri ilave ettik. Kajun soslu pilici ilk kez biz getirdik. Aşçımız New York’a giderek yerinde öğrendi. Yenilenen klasik servis şeklimizle devam ediyoruz.

 

E.T: Yemeğin sunumu, en az yemeğin kendisi kadar önemlidir. Yemeklerin sunumu nasıl oluyor?

 

E.Ç: Eskiden tabaklar başka şekilde dizayn ediliyordu. Soslarla zenginleştiriyoruz. Bizde porsiyonlar büyük gelir. Doyurucudur. Etler mevsimine göre Trakya’dan gelir. Bütün etlerimiz aynı yerden alınmaz. Bonfilenin alınma yeri ayrıdır.

 

E.T: Gezerken gördüğünüz, beğendiğiniz tatları burada uyguluyor musunuz ?

 

E.Ç: Müşterimizin damak zevkini göz önünde bulundurarak ağır gelmeyecek bir şekilde uyguluyoruz. Pişirme bilgisi değişti, o makinaları getirdik. Bu da yerken ayrı bir lezzet yaratıyor. Bir seyahatimde burnuma değişik koku gelmişti. Hemen ismini sordum, nedir bu dedim. Yedi baharat dedi. Yedi tane baharattan olan bir karışım olduğunu söyledi. Onu aldık burada çalıştık yedi baharatlı et yaptık. Çok tutuldu.

 

E.T: Park Şamdan’ı ilerleyen yıllarda yurtdışında görebilecek miyiz?

 

E.Ç: Bu konu bir iki kez gündeme geldi. Yurtdışından yatırımcılar geldi. Oraya gidip çok iyi araştırma yapmak gerekir. Amerika için önümüzde öyle bir proje var. Her şey yolunda giderse önümüzdeki sene böyle bir proje düşünüyoruz. Yurtdışında daha çok yemek olarak döner üzerine çalışılıyor. Şu anda araştırma safhasındayız. Türk mutfağı denilince ilk akla gelen kebap oluyor.

 

Bu keyifli söyleşisinden ötürü Ersoy beye teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

 

 

E-Tadında© - Aylık Ücretsiz E-Dergi - Metronom Medya

cyhn.net | grafik & web tasarım